Yaşam

Yeni Doğan Bebeklerle İlgili Geleneksel Uygulamalar Nelerdir? Bebeğe Zararlıları Var mı?

Yeni doğan bebekler, hassas yapıları ve bakım ihtiyaçları nedeniyle ebeveynler için büyük bir sorumluluktur. Bununla birlikte, ebeveynlerin sıklıkla düştüğü bazı yanılgılar vardır. Bu yanlış inanışlar hem bebeklerin sağlığını hem de anne babaların psikolojilerini olumsuz etkileyebiliyor. İşte yeni doğan bebekler hakkında en yaygın yanılgılar ve gerçekler.

Orta Asya şaman geleneklerinden türetilen “Kırkbasması” nedir?

Kırkayak, Orta Asya şaman geleneklerine göre yeni doğan bebeği ve annesini ilk 40 gün korumak için uygulanır. Anne ve bebek sürekli gözetim altında tutulur, anneye kırmızı kurdele asılır ve odada nazar boncuğu, soğan ve sarımsak bulundurulur. Keskin aletler yastığın altına yerleştirilir. Bu uygulamaların annenin doğum sonrası depresyon belirtilerini önlemek için yapıldığı düşünülmektedir. Bebeklerde sağlık sorunları çoğunlukla albasma ile açıklanır.

Bazı yörelerde kız bebekler beş ezandan sonra, erkek bebekler üç vakit namazdan sonra emzirilir.

Bazı yörelerde çocuklar cimri olmasın, sabırlı büyümesinler diye kızlara beş, erkeklere üç ezan yedirilmez. Bu dönemde bebekler yaklaşık 34 gün aç kalırlar. Ancak anne sütünün çabuk gelmesi için bebeğin doğumdan sonraki ilk bir saat içinde emzirilmesi önerilir. Doğum yükünün düşük olması gibi riskli durumlarda emzirme gecikirse bebeklerin kan şekeri düşebilir ve nöbet geçirebilirler.

Bebeğin anne babasının sözünü dinlemesi ve ağız tadıyla yaşaması gerektiği söylenerek bal ve şekerli su verilir.

Anne babalarının sözlerini dinlesinler ve keyifli bir hayat sürsünler diye bebeklere sıklıkla şekerli su verilir. Şekerli su vermek bebeklerin anne sütünü reddetme riskini artırır ve süt üretimini geciktirir. Kolostrum alan bebekler enfeksiyonlara karşı savunma sağlar. Bu nedenle şekerli su yerine anne sütü vermek daha sağlıklıdır.

İlk süt bebeğe verilmeyip toprağa atılırsa sütün bol olacağına inanılır.

Yeni doğmuş bir bebeğin ilk beş gün içinde alacağı kolostrum adı verilen süt az miktarda olmakla birlikte besin değeri yüksektir ve bebeği hastalıklardan korur. Çok tanrılı dinlerde bu ilk sütün, süt bolluğunu sağlamak için yere döküleceğine inanılır. Ancak kolostrum bebeğin ilk aşısıdır ve hastalıklardan korunma sağlar.

Göbeği kurutmak için kahve, fesleğen gibi baharatlar sürülür.

Bebeklerin göbek bağını kurutmada baharat kullanımı enfeksiyon riskini artırabilmektedir. Göbek bağının çeşitli yerlere yerleştirilmesinin çocuğun gelecekteki özelliklerini etkileyeceği düşünülmektedir. Kurumuş göbek bağı genellikle gömülür ve bu yerin çocuğun gelecekteki mesleğini belirleyeceği varsayılır. Kızların evde daha fazla vakit geçirmesi isteği ile göbek bağı genellikle göğüs altında gizlenir.

Lohusa ile çocuğu kırk yaşına gelmesinler diye birlikte yıkamak adettendir.

Kırk çıkarma, lohusa ve yeni doğan bebeğin yıkanması ritüelidir ve 40 gün boyunca evden çıkmamaları gereken süreyi kapsar. Kırkıncı günde bir su kabına kırk taş, çiçek veya madeni para atılır ve bu su anne ve bebeğin üzerine dökülür. Ritüelden sonra, uzun ömür ve zenginlik dilemek için varlıklı akrabalar ziyaret edilir. Bebek yüksek yerlere ulaşabilmesi için yüksek bir yere yerleştirilir. Vedalaşma sırasında bebeğin sağlıklı ve tatlı olması için boynuna un serpilir, yanına yumurta ve şeker konur.

Yeni doğan bebek tuzlu suyla yıkanır veya tuzla ovulur.

Pek çok kültürde yeni doğmuş bir bebeği tuzla yıkamak veya ovmak merhamet ve uğur getirdiğine inanılan bir gelenektir. Bazı yörelerde bu uygulamanın çocuğun büyüyünce terlemesini engelleyeceğine inanılır. Ancak bebeklerin cildi son derece hassastır ve tuzun cilt yanıklarına neden olabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca çok fazla tuz kullanımının sıvı kaybına ve kandaki tuz seviyesinin artmasına yol açarak beyin kanamasına yol açabileceği unutulmamalıdır.

Yenidoğanın bacak ve kollarının düzgün ve boyunun uzun olması için birçok bölgede kundaklama yapılır.

Kundaklama bebeklerin vücut yapısını düzeltmek için bazı bölgelerde kullanılır ancak sıcak hava ve çok sıkı kundaklama bebeklerde sağlık sorunlarına neden olabilir. Ancak kundaklama bebeklerin uyku süresini uzatır, prematüre bebeklerin gelişimini destekler ve çokça ağladıkları süreyi azaltır. Soğuk hava koşullarında vücut ısısını korur ve ani beşik ölümü riskini azaltır. Bebeğin kollarının sıkıca sarıldığı, bacaklarının serbest olduğu sıkı olmayan bir kundaklama yöntemi bebeği sakinleştirebilir.

Kırsal kesimde bebek, soğuktan korunması için ısıtılmış toprakla dolu bir beşiğe yerleştirilir.

Kırsal kesimlerde soğuktan korunma yöntemi olarak bebeklerin ısıtılmış toprakla dolu beşiklere yatırılması kullanılmaktadır. Bununla birlikte, toprağın özellikle göbek bölgesinden kan dolaşımına girebilen ve bebeklerde tetanoza neden olabilen tetanoz mikroplarını barındırma riski vardır. Bu uygulamanın bebeklerin sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabilir.

Sarı beze sarılarak sarılığın önleneceğine dair bir inanış vardır.

Yeni doğan bebeklerde sık görülen sarılık, önemli durumlardan dolayı bazen acil tedavi gerektirebilir. Ancak fizyolojik sarılık olarak bilinen ve birçok bebekte ilk iki haftada görülen bir durumdur. Tedavi gecikirse kalıcı beyin hasarı riski olduğundan sarılık belirtileri gösteren bir bebek mutlaka tıbbi gözetim altında tutulmalıdır.

Nazar boncuğu kem gözlerden korunmak için kullanılır.

Nazar boncuğu İslam öncesi Türk kültürünün bir parçasıdır. Göz, insanların dünyayı algılama biçimini belirleyen ve tüm niyetlerin birincil kaynağı olan bir pencere olarak görülmektedir. Bu nedenle nazar boncuğu kötü niyetlerden korunmak için kullanılır. Nazar boncuğu genellikle bebeklerin omuzlarına çengelli iğnelerle takılır. Bebekler nazar boncuğu yutabilir veya nefes borusuna girebilir. Bu durumlar nazar boncuğu kullanımının olası risklerini ortaya koymaktadır.

haber-kalecik.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu